Romantic Bayern in Autumn

Romantic Road, as the name implies, provides us a very romantic journey, especially in the fall season. It starts from the center of Germany and continues through the south for about 350-400 kilometers. Back then (in middle ages), the main purpose of the road was trading, but now it has became very popular thanks to the fascinating view of castles, palaces and magnificent wooden houses that we saw throughout the road. In order to dive into the romantic road, we needed to take the exit from the autoroute and enter the pathway which is in the woods. The best time to plan this trip is definitely autumn… We couldn’t believe when we saw the incredible colors of the forest. Besides, it is not the high season, that’s why you probably won’t see a huge crowd. I’m sure that the view of Bavarian Alps surrounded by beautiful lakes will surprise you a lot throughout the trip.

Romantik yol, adından da anlaşılacağı üzere, bize çok romantik bir yolculuk sunuyor, özellikle sonbahar mevsiminde Almanya’nın merkezinden başlıyor ve güneyine doğru 350-400 km boyunca devam ediyor. Eskiden, (orta çağ’da) bu yol ticaret için kullanılırmış ancak günümüzde bu yol inanılmaz kale manzaraları, saraylar ve muhteşem ahşap evler dolu olduğu için çok popüler hale gelmiş. Bu romantik yola girebilmek için araba yolunu bırakıp ağaçlıkların içine doğru yürümeye başladık. Buraya seyahat planlıyorsanız kesinlikle sonbaharda gitmenizi tavsiye ederim. Ormanın renklerine inanamadık. Bunun yanında, en turistik zamanı değildi, o yüzden hiç kalabalık yoktu. Etrafı güzel göllerle sarılı  Bavyera Alpleri sizi bu seyahat yolculuğunuzda çok şaşırtacak.

Neuschwanstein Castle: Inspired today’s fairytales

Neuschwanstein Castle was the exact same image pops up to my mind when I think of a chateau! It is almost too good to be true and we definitely felt that it does not belong to our century. Not a coincide, it even inspired the famous Disney Castle that basically represents the Disney company today.

 

The castle built by the request of King Ludwig II of Bavaria in 1869. He became the king at the age of eighteen but he was definitely not a fan of politics or hunting (like regular king’s concerns), instead he was interested in architecture and art mostly. That is why he is known as the “Fairy Tale King”. When we pass through the chateau, we came upon the Marien Bridge where we saw the wonderful view of the castle but you should definitely skip that part if you have a batophobia because the bride is very high. After the bridge, if you can climb up a little bit more, you can explore your own spot for the perfect view just like we did.

This particular area is filled with beautiful castles, chateaus, and palaces. Some of them are still in very good condition and very photogenic as well. They mainly serve as museums or restaurants but the interesting thing is, many of them are used for accommodation. You can even spend the night in one of them and treat yourself like a king or queen

Günümüzün masallarına ilham veren Neuschwanstein Kalesi:

Neuschwanstein Kalesi, birisi şato dediğinde kafamda canlanan görüntüyle kesinlikle aynı. Neredeyse gerçek olamayacak kadar güzel ve kesinlikle yaşadığımız çağa ait olmadığını hissettik. Tesadüf değil, Disney şirketini temsil eden Disney logosu da bu şatodan esinlenilmiştir.

Bu şato, Bavyera Kralı 2.Ludwig’in isteği üzerine 1869’da inşa edilmiştir. Bu kral, 18 yaşında kral olmasına rağmen, hiçbir zaman politika veya avlanma (diğer krallar gibi) zevkleri yoktu, bunların yerine mimariyle ve sanatla daha çok ilgilenirmiş. Bu yüzden “Masal Kralı” olarak bilinirmiş. Şatoyu geçerken Marien köprüsü’nden eğer yükseklik korkunuz varsa geçmemenizi tavsiye ederim çünkü çok yüksek. Köprüden sonra, biraz daha tırmanabilirseniz manzarayı izlemek için bizim gibi, kendinize güzel bir yer bulabilirsiniz!

Bu alan kaleler, şatolar ve saraylarla dolu. Bazıları hala iyi durumda ve fotojenik. Genellikle müze veya restoran olarak yenilenmiş ama asıl ilginç olan, çoğu yer konaklama için kullanılabiliyor. Bir geceyi burda sevgilinizle geçirip bir geceliğine kral ve kraliçe olabilirsiniz 🙂 

You can even spend the night at one of the 1000 years old ancient castles:

Bu coğrafyayı 20 binden fazla kale ve saray süslemiş, bunlardan bazıları kalıntı bazılarıysa hala ilk günkü halinde fotoğraf karelerini süslüyor, müze veya restoran olarak kullanılıyor. Daha da ilginç olan birçok Alman kalesi, kale otel olarak kullanılıyor ve bu yol üzerinde giderken zamanda geriye gidip, krallar ve kraliçeler gibi bir gece geçirip kendi masalınızı yaşayabilirsiniz.

1000 yıllık Ortaçağ kalelerinden birinde konaklayabilirsiniz:

This particular area is filled with beautiful castles, chateaus, and palaces. Some of them are still in very good condition and very photogenic as well. They are mainly used for museum or restaurants but the interesting thing is, many of them are used for accommodation. You can even spend the night in one of them and treat yourself like a king or queen!

Romantic towns and villages:

If you watched the cartoon “Heidi” at least once, this place will definitely seem familiar to you. Everywhere is filled with endless green hills and adorable small towns and you can’t help falling in love with it. You don’t have to check the map or follow a certain route, they are just everywhere you look. Especially the wooden houses with colorful flowers got my attention pretty quickly. By the way, you absolutely need to try the famous sweet yeast bread in some local bakery while wandering around.

Normally, this particular route is brimming with tourists, but in the Autumn it is very tranquil and the fall colors blend pretty well with this place. Romantic Road would be a perfect road trip for who’s more of a fan of spontaneous trips.

Romantik köy ve kasabalar:

Her birini tek tek anlatmaya gerek yok, etrafımız çocukken çizgi filmlerde izlediğimiz Heidi’nin koştuğu kırlar ve göllerle çevrili minik minik köy ve kasabalara hayran olmamak elde değil. Haritaya bakmadan, internetten araştırmadan hangisinde dursak Ortaçağ’dan kalma ahşap evler ve balkonlarında rengarenk çiçeklerle karşılanıyoruz. Yerel bir pastaneden Alman çöreği, Alp sütünden sıcak bir kahve ve renkli sokaklarından geçip göl kenarına yürüyüş yapıyoruz.

Normalde dünyanın dört bir yanından turist çeken bu rota, sonbaharda çok kalabalık değil üstelik sonbahar renkleriyle müthiş bir uyum içindeydi. Etraftaki irili ufaklı bal kabakları da cabası! Sonbaharın renkleriyle coşmayı, hiçbir otel rezervasyonu yapmadan ve bir sonraki durağını bilmeden yolculuk yapmayı sevenler için harika bir rota…

 

More from Elvin Levinler

Colors of Autumn

Autmn is my favorite color! Even tho summer is the best season...
Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.