Get away from the city: Ovacik Village

Get away from the city life; feed your soul with nature and fill your stomach with natural products in Ovacik Village… We milked the cows, harvested crops from the field, prepared pasta with our hand, cook chestnuts on the stove, we could not get enough of chestnut honey and we got one step closer to our dream life away from the city. There are different workshops for those who want to spend a day in the village of Ovacik and it’s just 1 hour away

Şehir hayatından uzaklaşabilmek, doğayla ruhumuzu, doğal ürünlerle karnımızı doyurabilmek için Ovacık Köyü’ne doğru düştük yollara… Süt sağdık, tarladan ürün topladık, ellerimizle makarna açtık, turşu kurduk, sobada kestane yaptık, kestane balına doyamadık ve şehirden uzakta bir yaşam kurma hayaline bir adım daha yaklaştık. Ovacık köyünde 1 gün geçirmek isteyenler için farklı çeşitli atölyeler var üstelik bahsi geçen yol sadece 1 saat, anlattıklarım ise hayal ürünü değil.

We had a warm welcome by the dogs jumping on us as soon as we came to Ovacik Village of Şile. I would continue to play more, but the ones waiting for us at the table: stuffed eggs, buffalo cheese, kazayağı meatballs, chestnut honey, jams made by the women of Ovacık village – btw normally I don’t like jam but that milk jam, wow! And the best part was all are the season products. We had to hurry up, because the cows were still waiting for us! I went after Zeynep able to meet with Kartal and Zeytin and for the first time in my life I MILKED THE COWS! It was an experience I will never forget, but I need to eat more than forty bakery to squeeze as much as Zeynep abla did. But, still today I am the happiest in the village! After milking, we walked in nature, gathered blackberries as we walked, we prepare a special pasta, we cooked and ate it after tarhana soup. Never without chestnut on a stove!

Şile’nin Ovacık Köyü’ne gelir gelmez üzerimize atlayan köpekler tarafından sıcak bir karşılama yaşadık. Pişiler soğuyor azarını yemesek daha oynamaya devam ederdik ama sofrada bizi bekleyenleri görünce acele ettik : yumurta dolması, manda peyniri, kazayağı köftesi, nazlı, kestane balı, Ovacık köyü kadınlarının yaptığı reçeller – ki ben reçel sevmem ama o süt reçeli! Ve en güzel tarafı o sofrada mevsimi olmayan ürünler yerine eskiden beri köylerde pişen yemekler vardı.

Çayların arkası kesilmedi ama artık ineklerin bizi bekleyecek hali kalmamıştı! Zeynep ablanın peşinden Zeynep ve Kartal’la yanına gittik ve hayatımda İLK KEZ SÜT SAĞDIM! Hiç unutmayacağım bir deneyim oldu, tabi Zeynep abla kadar sıkabilmek için daha kırk fırın ekmek yemem gerekiyor, ama bugün benden mutlusu yok! Süt sağdıktan sonra, doğada yürüdük, yürürken böğürtlen topladık, düdük makarnası yaptık, pişirdik, tarhana çorbası üzerine afiyetle yedik. Peki sobada kestanesiz olur mu?

Fatma Hanım and Tümay bey have been living in the village for 25 years, leaving the financial sector and reminiscent of a completely different world. No accommodation in the village of Ovacik but it is a delightful place to come for a day trip. Moreover, the way I said took only 1 hour -which is not much at all considering Istanbul traffick.

Çaylarımızı içerken finans sektörünü bırakıp 25 yıldır köyde yaşayan Fatma Hanım ve Tümay beyin deneyimleri bize bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu yeniden hatırlattı. Ovacık köyünde konaklama imkanı yok ama günübirlik gelmek için nefis bir yer. Üstelik düştük dediğim yol sadece 1 saat sürdü aslında -İstanbul’da yaşayanlar için 1 saat yol nedir ki?

More from Elvin Levinler

A Romantic Trip to Bavaria in Autumn

Romantic Road, as the name implies, provides you a very romantic journey,...
Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *