London: City of Surprises

When you walk through the streets of London, there is something waiting for you in every single corner. If you are an art lover, the great museums with amazing exhibitions will greet you. If you are a green lover, then you are so lucky; because you will see the countless shades of green in the parks of London. If you like shopping, you will definitely go crazy; be sure that you have enough money with you!

Londra’da sokakları gezerken, her köşesinde sizi bekleyen bir şey bulabilirsiniz. Sanat aşığıysanız harika sergiler ve mükemmel müzeler sizi bekliyor. Doğa aşığıysanız, çok şanslısınız, tüm şehir yeşilin tonlarıyla kaplı, Alışveriş seviyorsanız, kesinlikle çıldırabilirsiniz; ancak yanınıza yeterli miktarda para almayı unutmayın 🙂 

Above all, be prepared to the weather conditions! Just in couple of hours, you might witness three different seasons! And don’t forget that getting wet in the rain is a must-do in London… Or you just have to accept the fact that it is always rainy in this city. Our trip was all about getting wet actually… Have you ever got wet with straw hat? I did…

Her şeyden önce, hava koşullarına hazırlıklı olmakta fayda var! İki saat içinde üç farklı hava durumuna şahit olabilirsiniz! Ve unutmayın ki, Londra’da yağmurda ıslanmak mutlaka yapmanız gereken şeylerden bir tanesi. Ya da, kabul etmeniz gereken bir gerçek var ki; o da bu şehrin her zaman yağmurlu olduğu. Bizim seyahatimiz sadece ıslanmak üzerineydi zaten… Siz hiç hasır şapkayla ıslandınız mı? Ben ıslandım…

If you are going to London, you probably know that you have to visit Big Ben, have a ride on London Eye, walk around the Buckingham Palace, ride a bike in Hyde Park, see the amazing collection of Tate Modern, take picture in a red phone booth, etc… But to get to know more about the city there are tons of things to do. And in fact that’s why London is just full of surprises…

Eğer Londra’ya gidiyorsanız, zaten Big Ben’i ziyaret etmeniz, London Eye’da bir tur atmanız, Buckingham Sarayı etrafında gezmeniz, Hyde Park’ta bisiklete binmeniz, Tate Modern’de koleksiyonlara göz atmanız, kırmızı telefon kulübesinde fotoğraf çektirmeniz gerektiğini biliyorsunuzdur.

Live. Love. London. 💙

Elvin Levinler (@elvinimin)’in paylaştığı bir gönderi ()


Be a local in London

Maltby Street Market is one of the places where you can feel like a local. It’s a street of food and bars, actually. You will also enjoy Borough Market. Before your visit, make sure that you check the exhibitions in the town. I am sure that there will be an interesting one in Victoria and Albert Museum. If you visit London during the summer, don’t miss your chance to see a Shakespeare play in Shakespeare’s Globe Theatre; it will be such a great experience. You can check the program online.

Maltby Sokak pazarı lokal hissedeceğiniz yerlerden bir tanesi. Yemek ve barların olduğu bu sokak dışında, Borough Pazarından da keyif alabilirsiniz. Ziyaret etmeden önce sergileri araştırmanızda fayda var. Victoria ve Albert Müzesinde ilginizi çekecek şeyler olacağına eminim. Eğer Londra’yı yazın ziyaret ederseniz, Shakespeare’ Globe Tiyatrosunda Shakespeare oyununu izlemeyi ihmal etmeyin; unutulmaz bir deneyim olacaktır. Programı internetten online bulabilirsiniz.

I really like the cosmopolite characteristic of London. There are people all around the world and this unity creates great variety. When it comes to London, people might be interested in royal family stories; how they live, what they wear, etc… But in my opinion what makes London attractive is not that the vanity coming from the palace; it is actually the variety of people out on the streets. So don’t miss the chance of being part of this variety…

Londra’nın kozmopolit karakterini çok seviyorum. Dünyanın her yerinden insanlar, mükemmel bir çeşitlilik yaratıyor. Londra’da insanların bir çoğu kraliyet ailesi hakkında hikayeler duymaya çok ilgili olabilir; nasıl yaşadıklarına, ne giydiklerine dair… ancak benim için kraliyet ailesindense sokaktaki insanların çeşitliliği Londra’yı daha çekici kılıyor. Bu yüzden, o çeşitliliğin bir parçası olma şansını kaçırmayın derim.

This time we went to London, because we were invited by EF International Language Center. While we were wandering around the center, we witnessed this variety even more. We met people from all over the world trying to learn English and experience Great Britain… I think that this would be an unforgettable memory especially for teenagers and for people who are in their early 20’s.

 Bu defa, Londra’ya gidiş amacımız, EF ulusal dil okulu tarafından davetli oluşumuzdu. Bu sürede şehri keşfederken, o çeşitliliğe daha da şahit olduk. İngilizce öğrenmeye ve İngiltere’yi tecrübe etmeye gelen bir çok değişik ülkeden insanla tanıştık. Bence bu unutulmaz bir deneyim özellikle henüz genç yaşlarında olan öğrenciler için.

If you have enough time, don’t hesitate to get out of the city. There are so many places that you can visit around London. But if you are planning to rent a car, don’t forget that the traffic flows from the right side. Oxford is just 90 km away from the London, and you will be amazed by its beauty. And the road that takes you there is as beautiful as Oxford itself…

Eğer yeterli zamanınız varsa, şehir dışına çıkmaktan çekinmeyin. Londra dışında ziyaret edebileceğiniz bir çok yer var. Ama araba kiralamayı planlıyorsanız, unutmayın, trafik burda tersten akıyor. Oxfor sadece 90 km uzakta Londra’dan ve eminim buraya da bayılacaksınız. Ve Oxford’a giden yol bile sizi büyüleyeceğine eminim.

More from Elvin Levinler

Stronger With You – Because It’s You | Armani

A love story… A fragrance that represents man and woman. They both...
Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *